MARKA HAKKININ İŞLETME DEVRİNE DAHİL OLUP OLMADIĞI, MARKANIN TANIMLAYICI UNSURLARI, KARŞILAŞTIRMA KRİTERLERİ

YARGITAY 11. HD 2023/3757 ESAS - 2024/5982 KARAR 04.09.2024 TARİH

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının uzun yıllardır kullanarak meşhur ve maruf hale getirdiği "Katık Döner" markasını adına marka olarak tescil ettirmek maksadı ile 30.12.20.. tarihli 20../......... başvuru numarası ile yaptığı başvuru ile 35 ve 43 üncü sınıflarda 07.10.20.... tarihinde marka olarak tescil edildiğini, davalının marka tescilli "ÇOBAN KATIK DÖNER" ismine benzer/aynı "KATIK DÖNER" ismini ve logosunun birebir aynısını ürünlerinin üzerinde, tabelalarında, reklamlarında ve basılı evrak broşürlerinde kullandığını tespit ettiklerini, söz konusu kullanımın davacının tescilli marka hakkının doğrudan doğruya ihlali anlamına geldiğini, benzeri bir markanın tescilli bir markanın ve markanın logosunun birebir aynısının kullanılmasındaki gayenin davacının "ÇOBAN KATIK DÖNER" markasına iltibas yaratmak düşüncesini de kuvvetlendirdiğini, davalı tarafın 20../....... sayılı "Antakya Katık Döner + Şekil" başvurusuna istinaden markasını kullanmakta iken itirazları neticesinde markasının tescil edilmediğini, davalı tarafın, 20.../........ no. ile tescilli "CADDE KATIK" markasını davacı tarafın "ÇOBAN KATIK DÖNER" markasına benzetmek suretiyle kullanmakta olduğunu, 08.01.20... tarihli devir sözleşmesinin, 'işletme devri ve marka devri' iradesini taşımadığını, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı 20.../...... sayılı dosya ile yapılan şikâyetlerinde iddianamenin hazırlandığı ve halen Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.../...... E. sayısı ile davanın görülmekte olduğunu, davalı tarafın ceza davası devam ettiği halde halen marka tecavüzünün devam ettiğini, davalı hakkında marka hakkının tecavüzünün önlenmesi adına önlemlerin alınmasına, davacının uğramış olduğu maddi zararı olan [ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile tahsilini, davacının markasına olan güvenin azalması ve marka değerinin düşmesi sebebiyle uğramış olduğu manevi zararları olan 5.000,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline] karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan "Katık" ibaresinin ayırt edici vasfı haiz olmadığını, Türk Dil Kurumu sözlüğüne bakıldığında "Katık" ibaresinin "isim" olarak nitelendirilmekle anlamı, 'ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek" olarak tanımlandığını, "Katık" ibaresinin tarafların faaliyet gösterdiği yiyecek içecek sektöründe tek başına tescil edilemeyeceğini, yiyecek, içecek sektöründ çeşit, vasıf, cins bildiren "Katık" ibaresi üzerinde kimsenin münhasır hakkının olmasının mümkün olmaması nedeniyle KATIK ibaresi içeren marka yanına bir ek alınmak suretiyle tescil edildiğini, davacı tarafın "Katık" ibaresi üzerinde 35 ve 43 üncü sınıflarda münhasır bir mülkiyet hakkının bulunmadığını, davacının markasının ayırt edici özelliğinin "katık" ibaresi değil "Çoban Katık" ibaresi olduğunu, davalının adına kayıtlı markalardaki ayırt edici ibarenin "Katık" değil "Akd Antakya Katık" ve "Cadde Katık" olduğunu, markalardaki her iki ibarenin bir bütün olarak değerlendirilmek zorunda olunduğunu, davalının 08.01.20.... tarihinde davacının kardeşi.................... - Katık Döner ve .............'dan, ............. tarafından işletilen Katık Döner isimli işyerini içinde bulunan tüm emtiaları ile birlikte işletilmek üzere 150.000,00 TL karşılığında devraldığını, buna marka hakkının da dâhil olduğunu, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın bu şekilde olduğunu, davalının yaptığı anlaşma neticesinde faaliyete başladığını, bu arada devreden ...............'ın "Çoban Katık Döner Since 1988 Ağız Tadınız" ibareli markayı...................'a devretmek suretiyle, sözde marka hakkına tecavüz varmış gibi dava açtığını, Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduğunu, söz konusu durumun dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmekle hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davalının en azından 20.../.......... nolu "AKD ANTAKYA KATİK DÖNER N.Ç" marka üzerinde tescil nedeniyle marka kullanım hakkı bulunduğunu, bu markada da "Katık" ibaresinin yer aldığını, kullanımını engelleyen bir durum veya davacı markasına tecavüzün söz konusu olmadığını, davalının CADDE KATIK markasının 20... yılından itibaren tescilli olduğunu ve bu markayı kullandıklarını, 08.01.20... tarihli devir sözleşmesi ile 'işletme devri' kapsamına marka devrinin de girdiği, her ne kadar işletme devriyle birlikte satın alınmışsa da hakkı olmasına rağmen davacı markasını kullanmadığını, davalının davacı markası olan "Çoban Katık Döner Since 1988 Ağız Tadınız" ibareli markayı kullanmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ihtilafa konu ÇOBAN KATIK markasına iltibas yoluyla tecavüz iddiasının markanın şekil, yazım ve makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli tüketici gözündeki izlenim unsurları bakımından dosyada iddiaya dayanak gösterilen fotoğraflar ve diğer delillerde, davalı tarafından "Çoban" kelimesine kullanımlarda yer verilmediği, "Katık Döner" ibaresinin öne çıkarıldığı ve "Katık" kelimesinin tamamlayıcı unsur olduğu, kimsenin tekeline bırakılamayacağı, şekil ve logo bakımından ise kullanılan renkler kırmızı ve siyah olmakla beraber iç içe geçen iki halka ve üzerinde "Katık" yazısı dışında kullanılan şeklin farklılıklar arz ettiği, bütünsel açıdan ortak noktaların yine bilgilenmiş tüketici nezdinde iltibas ihtimali oluşturmayacağı, taraflar arasındaki süreyle sınırlı sözleşme ilişkisi açısından ise 08.01.20.... tarihli sözleşme kapsamında davalının markayı kullanmadan işletmenin faaliyetinin sürdürülmesinin mümkün olmaması, işletme devri dışındaki şubelerde markanın kullanıldığı iddiasının usulüne uygun sunulmuş delillerle ispat edilememesi, buna dair herhangi bir görsel delilin dosya mevcut olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ........... ile ............. arasında bir marka devrinin söz konusu olmadığını, davacı ............'ın zaten markanın ilk sahibi olduğunu, davalı ile ........... arasında yapılan sözleşme incelendiğinde bir işletme devri değil içerisindeki emtiların satışı için sözleşme yapıldığının açıkça anlaşıldığını, ortada bir işletme devri olmadığı gibi zaten ..................'ın kendi adına olmayan işletmeyi devretmesinin de hukuken mümkün olmadığını, söz konusu sözleşmeye göre yalnızca ..................... emtiaların ............. tarafından devredilmesine muvafakat ettiğinin görüldüğünü, bir an için ....................'ın marka hakkı olduğu ve sözleşmenin işletme devri sözleşmesi olduğu düşünülse dahi davalı ile yaptığı sözleşmenin marka devri içermediğini, üstelik şekil şartları açısından da geçersiz olduğunun, tüm bunlara rağmen yerel mahkemenin davalı tarafın "Çoban Katık Döner" markasını da devraldığı kanaatinde olacak olsa dahi bu markanın kullanım hakkının sadece tek bir işletme ile sınırlı olacağını, "Antakya Katık Döner" markasının davacı adına tescilli "Çoban Katık Döner" markasına iltibas yaratacak kadar benzediğini, bu durumun tescil ile korunan markaya tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı marka başvurusu içerisindeki “KATIK DÖNER” ibaresindeki “KATIK” kelimesinin, sıfat olduğu ve yiyecek adını nitelediği gözönüne alındığında, davaya markaların baskın ve ayırt edici nitelikte olan ÇOBAN ve CADDE unsurları dikkate alınarak oluşturulan genel izlenim esas alınarak yapılan değerlendirmede dava konusu markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığı, hukukumuzda markalar arası karşılaştırma yapılırken bütünsel inceleme yapılması ve marka içerisinde yer alan tanımlayıcı unsurların karşılaştırmada geri planda kalacağı prensibinin hakim olduğu, zira tanımlayıcı bu unsurların, markanın tali unsuru niteliğinde bulunduğu, "Katık" kelimesinin sıfat olup, yiyecek adını nitelediği, bu ibarenin tanımlayıcı ibare olduğu, taraflara ait markalar arasında karışıklık yaratacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davalı markasının davacı markasına tecavüz oluşturacak şekilde kullanıldığı iddiasının usulüne uygun sunulmuş delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı adına tescilli markanın, davacı tarafından tescilsiz olarak önceye dayalı olarak kullanıldığı iddia olunan "Katık Döner" markası ile aynı veya benzer olup olmadığı, davacının marka üzerinde korunmaya değer üstün bir hakkı bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.

Dava, davacıya ait markanın kullanımı iddiasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8, 9, 42 ve 61 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


#marka #cins adlar #sıfat #iltibas #işletme devri #marka hakkı #hukuk
Yol Tarifi